dünyanın bilinen en eski gemi batığı olma iddiasıyla antalya'nın kekova ilçesinde ortaya çıkarılan tunç çağı kalıntısı. arkeologlar batığın yaşını 4.400 ila 4.700 yıl arasında tahmin ediyor, yani mısır'daki büyük piramit'in inşa edildiği döneme denk düşüyor. geminin ahşap iskeleti deniz dibinde çürüyüp gitmiş; elimizde kalan tek şey, güvertede taşınan ve batıkla birlikte dibe saçılan amfora adı verilen kil saklama kapları olmuş. işin ilginç yanı, bazı amforaların içinde o dönem taşıdıkları yükün kalıntıları hâlâ duruyor. yani 4.700 yıl sonra hâlâ bir geminin kargosuna bakıp "bunlar ne taşıyormuş" diye tartışabiliyoruz.
bu keşfin asıl ağırlığı, tek bir batıktan ibaret olmaması. erken tunç çağı'nda doğu akdeniz'de ticaretin sanılandan çok daha örgütlü ve uzun mesafeli olduğunu gösteriyor. kekova açıkları, o dönem için adeta bir otoyol; kıyı boyunca seyreden gemiler, anadolu, kıbrıs ve levant arasında mal taşıyordu. ahşabın çürümesi normal, çünkü akdeniz'in sıcak ve oksijenli sularında organik malzeme uzun süre dayanmaz. amforaların seramik olması ise arkeologların şansı; kil, binlerce yıl boyunca deniz dibinde bozulmadan kalabiliyor.
kısacası bu batık, "tarih yazılı belgeyle başlar" diyenlere deniz altından verilmiş gayet net bir cevap. yazı yok, ama ticaret var; isim yok, ama rota var. kaynağı merak eden için: bbc türkçe haberi.