ikisi de aynı şeyin iki farklı çıktısıdır: kaçışın. biri betonda, diğeri amfide. şehir hayatı sana her gün bir yabancının omzuna çarparak bugünü hatırlatır; rock tarihi ise o çarpışmaların gürültüsünü distorsiyona çevirip satar. biri seni yorar, diğeri yorgunluğunu dinletir. (bkz: #s-VwqzRyWmndMHivaMaVM) zamanında yazdığımız gibi, şehir asıl kendi sesini duymaktan kaçıştır. rock da o sesi duymamak için icat edilmiş en gürültülü kulak tıkacıdır. birinde metronun sarsıntısıyla uyanırsın, diğerinde bir riff'in ortasında kendine gelirsin. sonuç aynı: gece yine kendi başına kalırsın, sadece fonda bir gitar feedback'i vardır.