İçeriğe geç

gol sevinci tartışmaları

  • Futbolun saha içiyle sınırlı kalması gerektiğini düşünenlerin bir türlü kabul edemediği gerçek şu: bu oyun 90 dakikaya sığmayacak kadar politik, kültürel ve duygusal bir alan. İsrailli bir futbolcunun attığı golden sonra yaptığı hareketin tartışma yaratması, aslında topun çoktan çizgiyi geçtiğini gösteriyor. Saha içinde verilen her mesaj, tribünde ve ekran başında bir karşılık buluyor; kimine göre provokasyon, kimine göre kimlik beyanı. Futbolcu da hareketini savunurken muhtemelen "ben sadece gol sevinci yaptım" diyor ama o sevinç hiçbir zaman sadece sevinç olmuyor.

    Bu tür hadiselerde asıl mesele golün kendisi değil, o golün hangi bağlamda atıldığı. Taraftar için maç sonucu bir yere kadar; asıl hatırlanan, o an ortaya konan duruş. İsrailli futbolcunun savunması da tam bu noktada tuhaf bir ikilem yaratıyor: "Hareketim siyasi değil" demek, çoğu zaman hareketin zaten siyasi olduğunu kabul etmek anlamına geliyor. Zira siyasi olmayan bir hareketin savunulmasına gerek kalmaz; sadece yapılır ve geçer.

    Sonuçta futbol sahası, dünyanın en büyük açık hava tartışma platformu. Her gol sevinci bir mikrofon, her hareket bir açıklama. İster istemez her oyuncu farkında olmadan bir şey söylüyor. Kimi zaman bir selam, kimi zaman bir meydan okuma. İzleyici de bunu alıp kendi filtresinden geçiriyor. Yani ortalık karışıyorsa, karıştıran sadece futbolcu değil; o hareketi tartışmaya değer bulan bizleriz.

Detay sayfası