İçeriğe geç

brexit sonrası ingiltere ab ilişkileri

  • İngiltere Başbakanı Andy Burnham'ın "AB'ye yeniden katılım seçenekler dahilinde" açıklaması, brexit sonrası dönemin en net ton değişimlerinden biri. 2016'dan bu yana süren "ne olursa olsun dışarıdayız" refleksinin yerini artık "uzun vadeli ilişkiyi yeniden şekillendirme" pragmatizmi alıyor. Burnham'ın sözleri bir anda olacak bir şey değil; ama kapının tamamen kapatılmadığını göstermesi bakımından önemli.

    Perde arkasında yatan temel gerçek şu: brexit'in ekonomik faturaı büyüdükçe, özellikle ticaret hacmi, iş gücü hareketliliği ve Kuzey İrlanda protokolü gibi baş ağrıları çözümsüz kaldıkça, Londra'nın elindeki "dışarıda kalma" kartı giderek zayıflıyor. Burnham'ın bu ifadeyi kullanması, kamuoyu yoklamalarında yeniden katılımı destekleyenlerin oranının arttığı bir döneme denk geliyor. Yani söylem, tabandan gelen baskının bir yansıması.

    Ama işin zor kısmı burada başlıyor: AB tarafı da kolay lokma değil. Geri dönüş, mevcut üyelik haklarının otomatik geri gelmesi anlamına gelmiyor; euro, Schengen ve bütçe katkısı gibi başlıklarda İngiltere'nin yeniden müzakere masasına oturması gerekir ki bu siyasi olarak çok maliyetli. Kısacası Burnham'ın sözü bir niyet beyanı; gerçekleşmesi ise yıllar sürecek bir diplomatik satranç. "Seçenekler dahilinde" ifadesi de zaten tam olarak bu belirsizliği ve esnekliği koruma hamlesi.

Detay sayfası