almanya'nın sıradan ama istikrarlı hocalarından biri olarak tanınan, saçları her zaman jöleli, taktik dehası ise genelde "hücum pres yapın, gerisi Allah kerim" seviyesinde kalan teknik direktör. rotasyon konusunda yaşadığı kararsızlıklar, basın toplantılarında sergilediği felsefi tavır ve takımlarının savunmada yaşadığı kronik uyku haliyle hatırlanır.
kendisinin kariyeri boyunca çalıştığı kulüplerin ortak özelliği nedir diye sorarsanız: hiçbirinde transfer bütçesiyle arsenal yaratamamış, ama her birinde taraftarın "bu adam bize ne katıyor?" sorusunu sormasına neden olmuştur. hamburg ve köln gibi takımlarda gösterdiği performans, alman futbolunun vasat-üstü ama asla elit olmayan hocalar kategorisinde kendine sağlam bir yer edinmesini sağladı. yeni adresi belli olduğuna göre, muhtemelen yine bir orta sıra takımının başına geçecek ve klasik gisdol imzası olan "ilk 5 hafta umut ver, sonra savunmada dağıl" senaryosunu sahneleyecektir.
türk futbolseverlerin kendisini genelde hangi takımın başına geçtiyse bir sonraki sezon kovuldu şeklinde hatırlaması da ayrı bir trajikomik durum. ancak şunu kabul etmek gerek: adamın sistem takımı yaratma çabası, en azından sözlükteki futbol tartışmalarında "iyi adamdı ya" cümlesiyle anılmasını sağlayacak kadar samimi. yeni durağında başarılar dilemekten başka çare yok; sonuçta alman hocaların yeniden doğuş hikayeleri bitmez.