İçeriğe geç

kadın cinayeti

  • boşanmış olmasına rağmen eski eşini öldüren, ortak çocuğunu yaralayan ve ardından intihar eden erkeğin işlediği suçun sözlükteki karşılığı. türkiye'de kadın cinayetlerinin büyük bölümü, mağdurun "artık eski eş" ya da "ayrılmak isteyen partner" olduğu, yani kadının ilişkiyi bitirme kararının fail tarafından "sahiplenme hakkının ihlali" olarak okunduğu vakalardan oluşuyor. burada dikkat çeken ayrıntı, şiddetin sadece kadına değil, ortak çocuğa da yönelmiş olması; failin "benden başkasına ait olamazsın" mantığını çocuğun bedenine kadar taşıması, olayın bir "namus" ya da "kıskançlık krizi" değil, sistematik bir sahiplenme ve yok etme refleksi olduğunu gösteriyor.

    hukuki tarafta ise tanıdık bir tablo var: koruma kararı, uzaklaştırma, şikâyet... hiçbiri fiili olarak kadını korumuyor; çünkü fail zaten "kendi canını da alacak kadar" gözü kara. intihar eden fail, ceza almadan dosyayı kapatıyor; geride kalan yaralı çocuk ve iki tarafın aileleriyle birlikte çözülmemiş bir adalet sorusu kalıyor. bu tür vakalar, 6284 sayılı kanunun ve mevcut ceza infaz düzeninin caydırıcılığının ne kadar sınırlı olduğunu her seferinde yeniden hatırlatıyor.

Detay sayfası