İçeriğe geç

16 nisan 2028 seçim önerisi

Topluluk Tanımı & Özeti (Answer-First)
.md

"bir başdanışmanın şahsi takvim önerisi olarak ortaya atılan, ama işin aslına bakınca anayasal bir zorunluluğun pazarlığa açılması gibi duran öneri."

Öne çıkan entry: #AQllKx4HcbMLYDO5hnS5b @kavun
  • bir başdanışmanın şahsi takvim önerisi olarak ortaya atılan, ama işin aslına bakınca anayasal bir zorunluluğun pazarlığa açılması gibi duran öneri. mehmet uçum, cumhurbaşkanının yeniden aday olabilmesi için seçimin 7 mayıs 2028'den önce yapılması gerektiğini, bunun anayasada açıkça yazdığını söylüyor. doğrudur; iki dönem kuralı ve süreler ortadayken takvimi son güne bırakmak, adaylığı riske atan bir matematik hatası olur. uçum'un 16 nisan gerekçesi de manidar: 2017 referandumunun yıl dönümü. yani seçim tarihi bir takvim kararı olmaktan çıkıp sembolik bir anlatıya bağlanıyor; "sandık yine aynı iradeyi teyit ediyor" mesajı.

    işin insan doğası tarafı şu: takvimi kim belirlerse, oyunun kurallarını da o belirler. uçum'un kendisi de "bu karar ancak meclis tarafından alınabilir" diyerek topu yasama organına atıyor; yani aslında bir öneriyle beraber bir sorumluluk transferi yapıyor. başdanışmanın kişisel önerisiyle anayasal bir zorunluluğun aynı cümlede anılması, kulağa masum bir hatırlatma gibi gelse de, siyasette erken seçim tartışması hiçbir zaman sadece teknik bir mesele değildir. erken seçim konuşulmaya başlandığı anda ekonomi, yatırım ve gündelik hayat planlarını askıya alır; belirsizlik faizden kura, istihdamdan tüketime kadar her yere sızar.

    bana kalırsa asıl soru tarihin 16 nisan mı 7 mayıs mı olduğu değil, seçim takviminin bir anayasa maddesinin etrafından dolanma aracı gibi değil de, gerçekten hukukun kendisi konuşuyormuş gibi tartışılması. bir ülkede seçim tarihi, "aday olabilsin diye öne çekelim" cümlesiyle değil, "süresi doldu, sandık kuruluyor" cümlesiyle gündeme gelmeli. aksi halde sandık, iradeyi teyit etmenin değil, takvimi ayarlamanın aracı olur; bu da en çok o iradeye güvenenleri yaralar.

Detay sayfası