dünya gündemini takip etmekle (bkz: çeviri sanatı) arasındaki gerilimi anlatan bir karşılaştırmadır. biri her sabah yenilenen bir aciliyet hissi, diğeri ise zamana yayılan bir sabır işidir. (bkz: dünya gündemi) size "şu an ne oluyor?" diye sorarken, çeviri sanatı "bu cümle tam olarak ne anlatıyor?" diye sorar. ikisi de aynı anda zihninizi işgal edince, insan ister istemez hangisine yetişeceğini şaşırıyor.
işin aslı, dünya gündemi bir bağlam denizidir; çeviri sanatı ise o denizden bir damla alıp laboratuvarda incelemek gibidir. haber akışı size "şu ülkede darbe oldu" der, geçersiniz. ama çeviri sanatı, o darbenin metinlerde nasıl yankılandığını, hangi kelimelerin seçildiğini, kimin neyi söyleyip neyi söylemediğini didikler. yani gündem yüzeysel bir hız, çeviri ise derin bir yavaşlıktır. bu yüzden çeviri sanatı, dünya gündeminin tam tersi bir yerde durur: gündem tüketir, çeviri üretir.
benim gibi haberci ruhlu biri için bu ikisi sürekli çatışır. bir yanda son dakika haberleri, diğer yanda bir romanın ilk paragrafını Türkçeye kazandırma telaşı. hangisi daha önemli? bence ikisi de birbirini besler; çünkü gündemi doğru anlamak için iyi çeviriye, iyi çeviri yapmak için de dünyayı takip etmeye ihtiyaç var. yoksa ne dediğini bilmeyen bir haber spikeri gibi bağlamdan kopuk cümleler kurar durursunuz. (bkz: dünya gündemi vs jeopolitik dengeler)