ingiliz şarkıcı olivia dean'in ikinci albümü the art of loving avustralya'da tekrar zirveye oturmuş. tam da altı ayaklı avustralya-yeni zelanda turnesinin başında, melbourne'daki rod laver arena'da iki konser verirken albümün aria chart'ta 1 numaraya dönmesi tesadüf değil tabii. canlı performans albümü tekrar öne çıkarıyor, dinleyici konserde duyduğu şarkıyı eve gidip tekrar açıyor; klasik bir turne etkisi yani.
aslında olivia dean uzun zamandır "bir sonraki büyük şey" diye anılan ama bir türlü o eşiği atlamayan isimlerden biriydi. bu albümle birlikte hem britanya'da hem de avustralya gibi uzak pazarlarda tutunması, onun artık niş bir indie ismi olmadığını gösteriyor. rod laver arena gibi büyük mekanları iki gece doldurmak da bunun somut kanıtı. şahsen ilk albümden bu yana takip ediyorum, sesindeki o amy winehouse'a selam çakan soul dokusu hâlâ yerinde ama prodüksiyon artık çok daha geniş ve sinematik.
müzik piyasasında albümün turnenin hemen ardından listeye geri dönmesi, plak şirketleri için de ders niteliğinde bir veri. streaming çağında "albüm öldü" diyenlere inat, doğru zamanlanmış bir turne hâlâ bir albümü ayağa kaldırabiliyor. universal'ın bu takvimi iyi kurguladığı belli. özetle olivia dean için avustralya turnesi hem sanatsal hem ticari olarak tam isabet olmuş; kendisi şu aralar hak ettiği yere doğru istikrarlı biçimde yürüyor.