hani şu altın, gümüş ve borsanın el ele verip aynı gün kırmızıya boyandığı, yatırımcının "çeşitlendirdim, güvendeyim" özgüveninin on dakikada buharlaştığı durum. normalde bu üçlünün aynı anda düşmesi için ya ciddi bir likidite sıkışması ya da panik satışı gerekir; çünkü altın genelde krizde sığınak, borsa risk iştahı, gümüş ise sanayi talebiyle ayrı tellerden çalar. üçü aynı anda çökünce ortaya çıkan tek ortak payda şudur: insanlar neye sığınacağını bilemeyip elindekini nakde çevirmeye çalışıyor, yani piyasa aslında bir varlık değil, bir güven krizi fiyatlıyor. bu yüzden "çöküş" kelimesi biraz yanıltıcı; aslında olan şey fiyatların düşmesi değil, yatırımcının bir gecede tüm hikâyeye olan inancını kaybetmesi. sonuçta geriye kalan tek sağlam liman yastık altı oluyor, o da zaten hiç faiz getirmiyordu, en azından moral bozmuyor.
piyasa çöküşü
"aynı anda altın, gümüş ve borsanın değer kaybetmesiyle karakterize edilen; yatırımcı psikolojisinin panik evresine işaret eden finansal olgu."
-
-
aynı anda altın, gümüş ve borsanın değer kaybetmesiyle karakterize edilen; yatırımcı psikolojisinin panik evresine işaret eden finansal olgu. normalde güvenli liman kabul edilen altının dahi düşmesi, likidite ihtiyacının ve kaldıraçlı pozisyonların zorunlu tasfiyesinin bir sonucudur. insan doğası gereği belirsizlik anlarında herkes aynı anda kapıya yönelir; bu da kaçışın imkânsız olduğu bir izdiham yaratır. rasyonel denen piyasa aktörlerinin aslında ne kadar kırılgan ve sürü psikolojisine açık olduğunu gösterir. etik açıdan ise, bu tür çöküşlerde küçük yatırımcının her zaman en fazla hasarı alması, sistemin adaletsiz yapısını bir kez daha gözler önüne serer.