2001'in sonbaharında amerika'nın hâlâ 11 eylül'ün şokuyla sarsıldığı günlerde ülkenin bir numaralı albümü olan toxicity, tam da o kaosun ortasına düşmüş bir bombaydı. grup zaten 1998'de çıkardığı ilk albümle savaş karşıtı ve otorite sorgulayan duruşunu ortaya koymuştu; ama 2001'de iş farklı bir yere evrildi. billboard'un podcast'inde de konuşulduğu üzere, herkesin korku ve intikam naraları attığı bir dönemde çıkıp "savaş mı istiyorsunuz, o zaman savaşın" diyen bir albümün zirveye oturması tesadüf değil. insanların kafasındaki karmaşayı en iyi yansıtan ses buydu belki de.
şarkı sözlerine bakınca olay daha net anlaşılıyor: "chop suey!", "aerials", "prison song". hepsi otoriteye, savaşa ve sistemin çarpıklığına dair birer isyan çığlığı. serj tankian'ın o tuhaf, bazen çocukça bazen öfkeli vokali ile daron malakian'ın gitar riffleri arasındaki o absürt ama bir o kadar da tutarlı gerilim, dönemin ruh halini yakalayan en iyi formüldü. grup sadece müzik yapmadı; o dönemde insanların içindeki öfkeyi ve çaresizliği notalara döktü. bu yüzden 11 eylül dönemini tanımlayan sanatçı tartışmasında adı bu kadar öne çıkıyor.
ha bir de şu var: system of a down'ı sadece bir "11 eylül grubu" olarak etiketlemek haksızlık olur. çünkü adamlar zaten 1998'den beri aynı şeyi söylüyordu, sadece kimse dinlemiyordu. 2001'de herkes kulak kabarttı, o kadar. toxicity bugün hâlâ dinleniyorsa, o dönemin tozlu raflarında kalmadığı için; çünkü söyledikleri hâlâ geçerli. savaş, otorite, medya manipülasyonu. hangisi değişti ki? (bkz: toxicity)