ABD'nin Kuzey Dakota eyaleti Bismarck'ta vali Kelly Armstrong'un resmi konutunun bahçesinde yürütülen güvenlik ve çevre düzenlemesi sırasında toprağın altından 7 tabut çıkması, işin en can alıcı yanı: yaklaşık 2,35 milyon dolarlık bir güvenlik duvarı projesi kazılarında ortaya çıkan kalıntıların iki erkek, iki kadın, iki genç ve bir küçük çocuğa ait olduğu ilk tespitler arasında. Yani olay, "görenler şok oldu" manşetinin ötesinde, bir arazinin altında yıllardır sessizce bekleyen bir toplu gömü meselesi.
Burada asıl sorulması gereken, tabutların neden vali konutunun bahçesinde olduğu. Bismarck bölgesi, 19. yüzyılda yerleşimci akını ve yerli halkların zorunlu göçüyle şekillenmiş bir coğrafya; benzeri toplu gömüler çoğu zaman kayıt dışı mezarlıklara, salgın dönemlerine ya da kurumsal (okul, yurt, hastane) defin alanlarına işaret eder. Yetkililerin ve arkeologların incelemesi, tabutların tarihini ve kimliğini netleştirene kadar buranın "vali bahçesi" değil, üstü kapatılmış bir mezarlık olabileceği ihtimali masada duruyor.
İşin bir de bürokratik tarafı var: 2,35 milyon dolarlık proje kapsamında kazı yapılırken arkeolojik tetikte olma zorunluluğu, çoğu eyalette yasal bir gereklilik. Eğer bu kalıntılar zamanında tespit edilip kayda geçirilseydi, ne güvenlik duvarı tartışması bu noktaya gelirdi ne de "şok" haberi olurdu. Şimdi toprak altından çıkan her kemik, hem tarihçiler hem de yerel yönetim için yeni bir sorumluluk demek; zira bu tür alanlar genelde kapatılıp korunur, üstüne inşaat yapılmaz.