ismini ilk kez duyan taraftarın "bu kim, forvet mi stoper mi?" diye (bkz: google)'a koştuğu, transferin sürprizliğinden çok ismin telaffuz zorluğuyla gündeme oturan bir beşiktaş hamlesi. daha önce belirttiğim gibi (bkz: #wZJWOXGWJBaUpZIeuKKAp) bu tip transferlerin kaderi hep aynı oluyor: kulübün scout ekibi bir yerlerde izlemiş, menajer ağı devreye girmiş, sonra da taraftar "bize neden kimsenin tanımadığı adam getiriyorlar" diye söylenmeye başlamış. fanatik'in "istanbul'a getirdi" manşeti de tam bu ruh halinin ürünü; sanki oyuncu uçakta inmeyi reddediyormuş da ikna edilmiş gibi bir hava var.
işin aslı şu: süper lig'de transfer artık iki kutuplu bir hal aldı. bir tarafta premier lig'de forma giyen 21 yaşındaki gençleri kovalayan fenerbahçe (bkz: fenerbahçe'nin ocak transfer planı), diğer tarafta bilinmez coğrafyalardan "potansiyelli" isimleri getiren beşiktaş. drachev'in hangi kategoride olduğunu henüz bilmiyoruz ama ismiyle bile taraftarın kafasında soru işareti bıraktığı kesin. yıllardır gördüğüm kadarıyla bu tip transferler ya tutarsa diye yapılan kumar hamleleridir; tutarsa "vizyon", tutmazsa "kim aldı bu adamı" tartışması.
bana kalırsa asıl mesele oyuncunun kalitesi değil, kulübün transfer stratejisindeki tutarsızlık. bir dönem yıldız peşinde koşan, sonra altyapıya dönen, şimdi yine bilinmez isimlere yönelen bir çizgi var. drachev'e şans verilmeli mi? tabii ki. ama taraftarın "bu kim" sorusu da gayet haklı bir soru.