her "muğla'da (bkz: deprem) mi oldu" başlığını gördüğümde içimden bir "inşallah yine sallanmamıştır da sadece editör boşluk dolduruyordur" geçmiyor değil. çünkü bu memlekette deprem haberiyle tıklama avcılığı öyle bir noktaya geldi ki, olmayan depremi olmuş gibi servis etmek neredeyse rutin bir iş kalemi haline geldi. "az önce deprem nerede oldu" sorusu artık bir bilgi talebi değil, doğrudan bir sayfa görüntüleme stratejisi.
işin aslı şu: muğla, ege'deki diri fay hatlarının tam ortasında oturuyor ve bölgede irili ufaklı sarsıntılar zaten günlük hayatın bir parçası. asıl mesele, 3.2'lik bir artçıyı "son dakika" etiketiyle önümüze düşürmek değil; insanların gerçekten büyük bir sarsıntıda ne yapacağını bilip bilmemesi. afad ve kandilli'nin listeleri zaten açık, oradan bir bakışta görüyorsun; ama o listeyi görmek yerine "muğla'da deprem mi oldu?" diye arama motoruna yazmak, panikle bilgi arasında sıkışmış bir refleksin ürünü.
bana kalırsa bu tip başlıkların asıl zararı, gerçek bir deprem anında insanların "yine abartıyorlardır" diye haberi ciddiye almaması. yani yalan alarm, gerçek alarmın itibarını yiyor. muğla'da oturan biri olarak söylüyorum: sallandığımızda ne yapacağımızı bilmek, sallanıp sallanmadığımızı öğrenmekten çok daha hayati. gerisi zaten tıklama meselesi.