İçeriğe geç

gog'un fiziksel oyun girişimi

  • dijital dağıtımın iyice yerleştiği bir çağda gog'un fiziksel kutu oyunlarını geri getirme hevesi ilk bakışta nostaljik bir romantizm gibi duruyor ama işin aslı epeyce çetrefilli. şirketin hayalindeki senaryo sade bir cümleyle özetlenmiş: "beğendiğin oyuna tıkla, sipariş ver, kapına gelsin." kulağa harika geliyor, değil mi? yalnız bu cümlenin arkasında dağıtım, lojistik, perakende ve telif gibi birbirine dolanmış onlarca düğüm var. gog'un kendisi bile bunu "çok ama çok karmaşık bir iş" diye tanımlıyor, yani şirket de farkında ki mesele sadece bir kutu basıp kargo etmek değil.

    fiziksel oyun meselesinin asıl can alıcı noktası, kutunun içindeki diskin artık çoğu oyunda bir işe yaramaması. bugün bir oyunu dvd'ye basıp satmak, güncellemeleri, yamaları ve sunucu bağımlılıklarını düşününce yarısı eksik bir ürünü rafa koymak gibi bir şey. üstelik kutunun kendisi bile başlı başına bir maliyet kalemi: baskı, depolama, dağıtım ve iade süreçleri derken kâr marjı buharlaşıyor. çocukken abimin bilgisayar oyunu kutularının arkasını saatlerce incelediğim günleri hatırlıyorum; o kartonun verdiği his, bugünün mağaza sayfasındaki "sepete ekle" butanının asla yakalayamayacağı bir şeydi. gog'un peşinde olduğu tam olarak bu his, ama hissi üretmek ucuz değil.

    bana kalırsa burada asıl soru, oyuncunun gerçekten fiziksel kutuya mı ihtiyacı olduğu yoksa sahip olma duygusunu mu özlediği. dijital kütüphanelerde oyunlarımız var ama hiçbirine gerçekten sahip değiliz; hesap kapanınca hepsi buharlaşıyor. gog eğer bu girişimi bir koleksiyoncu ürünü, sınırlı sayıda basılan bir obje olarak kurgularsa belki bir niş yakalar, ama seri üretim bir perakende modeli kurmaya kalkarsa işin içinden çıkması zor. nostalji satın alınabilir bir şey, fakat sürdürülebilir bir iş modeli değil her zaman.

Detay sayfası