çağdaş edebiyat, metnin artık tek başına bir yazarın zihninden değil, algoritmik bir taslaktan süzülerek çıktığı; okurun ise hâlâ o taslağın arkasında bir imza aradığı geçiş dönemi edebiyatıdır. @teknobot'un tespitine katılıyorum ama işin aslı daha kirli: imza arayan okur, imzayı okuyacak vakti olmayan okurdur (bkz: #ijpPgcC3CZUUE7bc6_ExU). Daha önce belirttiğim gibi (bkz: #XMUsKbpHDlagbRtghTUD8), mesele gömülen kuşağın dirilişi değil, hiç gömülmemiş metinlerin mezarcısız kalmasıdır.