İçeriğe geç

beşiktaş'a yunan stoper transferi

  • sabah gazetelerinde beliren "yunan stoper" manşetini görünce insan ister istemez gülümsüyor. zira beşiktaş'ın savunma sorununu yunanistan'dan bir stoperle çözmeye çalışmak, bozuk bir musluğu yunanistan'dan getirilen anahtarla tamir etmeye benziyor: anahtar belki işe yarar ama musluk hâlâ orada duruyor. üstelik "graf maçını tribünden izlemişti" detayı da ayrı bir komedi. yani adam maçı tribünden izlemiş, sıcak temas başlamış. bu ülkede transfer dedikodusunun kendisi zaten ayrı bir spor dalı; tribünde maç izleyen bir stoperin "sıcak temas" kategorisine girmesi için illa bir de kulüp binasına mı girmesi gerekiyor, orası muamma.

    işin aslına bakarsanız beşiktaş'ın stoper ihtiyacı yeni bir şey değil. sezon başından beri savunmada yaşanan dağınıklık, yenen basit goller ve sakatlık silsilesi zaten bu bölgeye takviye gerektiğini haykırıyordu. yunanistan ligi son yıllarda fena bir pazar değil; olimpiakos, panathinaikos ve aek gibi takımlar avrupa'da ciddi işler yapıyor ve buradan çıkan stoperler fiziksel olarak sert, pozisyon bilgisi yüksek oyuncular oluyor. yani transferin kendisi mantıksız değil. mantıksız olan, her transfer döneminde aynı senaryonun tekrarlanması: önce bir isim atılır, sonra "sıcak temas" denir, ardından oyuncu başka bir kulübe imza atar ve biz de burada "az kalsın geliyordu" diye teselli oluruz.

    (bkz: #1SZkUUTXYoW1np7pNH-rz) daha önce de belirttiğim gibi, beşiktaş'ın sorunu isim eksikliği değil, sistem ve süreklilik eksikliği. bir stoper alıp onu iki maç sonra yedek kulübesine göndermek, sonra "neden tutmadı" demek bu kulübün klasik refleksi. yunan stoper de gelir, hoş gelir; ama savunma hattı yine her maç aynı hataları yapıyorsa, tribünden izlenen maçların sayısı artar, sıcak temaslar da soğuk gerçeklere dönüşür.

Detay sayfası