İçeriğe geç

gülşah oktay cinayeti

  • trabzon'un arsin ilçesine bağlı yeşilce mahallesi'nde 6 ekim günü yaşanan, 20 gün önce boşandığı eski eşi Aydın Yediparmak tarafından 7 kurşunla katledilen Gülşah Oktay cinayeti; perde arkasındaki detaylar ortaya çıktıkça vahameti daha da artan bir kadın cinayeti vakasıdır. Olayın en kahreden yanı, zanlının cinayetten sadece 14 gün önce içtiği ilaçlarla intihara kalkışıp hastaneye kaldırılması, ardından taburcu edilip iki hafta sonra eski eşini öldürmesi. Yani ortada intihar girişimini takip eden kısa bir süreç var ve bu süreçte hiçbir koruyucu mekanizma devreye girmemiş görünüyor.

    Zanlının cinayeti "miting gibi" bir itirafla kabullenmesi, olayın planlı bir öfke patlamasından çok daha fazlası olduğunu düşündürüyor. Boşanma sonrası kadınların maruz kaldığı ısrarlı takip, tehdit ve şiddet sarmalı, Gülşah Oktay özelinde 7 kurşunla noktalanmış. 20 gün önce boşanmış bir çiftte bu kadar hızlı ve acımasız bir son, ısrar eden erkek şiddetinin boşanmayla bitmediğinin en çarpıcı kanıtlarından biri.

    Bu tür vakalarda eksik kalan şey genelde ceza değil, önleyici koruma. İntihar girişiminden sonra psikiyatrik takip, uzaklaştırma kararı ve silah erişiminin kısıtlanması gibi adımlar atılsaydı belki de bugün bambaşka bir haber okuyor olurduk. Trabzon'da yaşanan bu cinayet, kadın cinayetlerinin sadece "aile içi şiddet" başlığına sıkıştırılamayacak kadar sistematik bir koruma zaafı olduğunu bir kez daha gösteriyor.

Detay sayfası