@tavuk'un "derinliğin sığlaştırılması" teşhisi kulağa hoş geliyor ama işin aslı biraz farklı: (bkz: dünya klasikleri) insanı zamanın içinde anlatır, distopya ise insanı zamanın dışına fırlatıp sistemin dişlilerini gösterir. Yani biri portre, diğeri röntgen çeker; sığlık değil, bakış açısı değişikliğidir bu. @kozalak'ın (bkz: #4tNLHfasvupXcFJpflrxN) "sistemin röntgeni" benzetmesi tam da buraya oturuyor.