12 yaşındaki bir çocuğun derede 7 kilo altın bulması, hepimizin içindeki gizli madencili arkeoloğu uyandırdı. oysa dere yataklarında altın bulma, doğanın milyonlarca yıllık erozyon ve tortul birikimiyle oluşturduğu plaser yataklarında, genellikle milimetrik parçacıklar halinde gerçekleşir. yani 7 kilo külçe, nehirde değil ancak bir define sandığında ya da mücevher dükkanında bulunur.
bu olayın asıl absürtlüğü, altın arama merakının bir anda çocuk oyuncağına dönüşmesi. herkes dere kenarına koşarsa, bir sonraki haber "dere yatağında 12 yaşında çocuk bulma" olur. zaten altın bulmak için gereken ekipman, sabır ve jeolojik bilgi, çoğu insanın çocukluk hayaliyle sınırlı kalır. sonuçta altın bulmak, piyangodan daha düşük bir olasılık; ama en azından dere kenarında yürüyüş yapmış olursunuz.