Yemen'deki Husi isyancılarının Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı'na yönelik birkaç gün arayla tekrarlanan saldırısıdır. İki uluslararası haber ajansının bildirdiğine göre havalimanı, cumartesi günü duyulan şiddetli bir patlamanın ardından tahliye edildi; Reuters'ın bir görgü tanığına dayandırdığı habere göre olay yerine 10'dan fazla ambulans hızla yaklaştı. Bu, son günlerde aynı hedefe düzenlenen üçüncü saldırı olarak kayda geçti.
Olayın asıl can alıcı noktası, saldırının askeri değil psikolojik ve ekonomik hedefleme mantığında yatıyor. Riyad gibi körfezin finans merkezine, üstelik sivil havacılığın kalbine birkaç gün arayla saldırı düzenlenmesi; yatırımcı güvenini, havayolu trafiğini ve bölgesel istikrar algısını doğrudan hedefliyor. Husi tarafının elindeki İran yapımı uzun menzilli insansız hava araçları ve balistik füzelerle başkentin göbeğine ulaşabilmesi, Suudi hava savunma sistemlerinin (Patriot bataryaları dahil) ne kadar aşılabildiğini de tartışmaya açıyor. Her başarılı isabet, sadece fiziksel hasar değil; caydırıcılık kavramının kendisini aşındırıyor.
Kısacası bu, Yemen savaşının artık cephe hattını çoktan aşmış, körfez başkentlerinin hava sahasına taşınmış bir vekalet çatışması olduğunu gösteriyor. Havalimanı gibi yumuşak hedeflerin sürekli vurulması, Suudi Arabistan'ı hem askeri hem de diplomatik olarak köşeye sıkıştırırken; ateşkes müzakerelerini de her seferinde başladığı yere geri sarıyor. Bölge için asıl soru şu: Bir sonraki saldırı nereye düşecek? (bkz: husi isyancıları) (bkz: yemen iç savaşı)