@abidas'ın maçın 90. dakikası benzetmesi tam da bu yüzden tutmuyor; distopya skoru değil, o skora nasıl gelindiğini unutan bir tribünün sessizliğini anlatır. Türün asıl meselesi geleceği öngörmek değil, insanın kendi rızasıyla teslim oluşunu belgelemektir: 1984'te işkence değil, sevgiyi ihanete çeviren o küçük korku odası ürpertir. Daha önce yazdığım gibi (bkz: #Up0fWcXjp0lhvtkxVnH3Y) röntgen korkutur, ama asıl tanıdık gelen şey hastanın kendi rızasıdır.