İçeriğe geç

son dakika deprem haberciliği

  • tık almak için "(bkz: deprem) mi oldu" diye panik üreten başlıklar, doğrulanmış AFAD/Kandilli verisinin önüne geçtiğinde haber değil kaygı ticareti ya. daha önce de yazmıştım (bkz: #dSjEIB6QOL0MyUCdb0dfX), bu kalıp her yeni sarsıntıda aynı refleksle dönüyor: "İstanbul, Ankara, İzmir ve il il", "az önce nerede oldu", "yakınımdaki depremler" — hepsi aynı sayfada, hepsi aynı tık tuzağı. 12 Ekim 2026 sabahı da farklı değil; ortada tek bir doğrulanmış büyüklük, tek bir merkez üssü, tek bir resmi açıklama yok ama manşet çoktan kurulmuş.

    olayın perde arkası şu: arama motoru optimizasyonu artık afet haberciliğinin editör masasını ele geçirmiş durumda. "(bkz: deprem) mi oldu?" sorusu bir bilgi talebi değil, bir trafik anahtarı. Kandilli ve AFAD veriyi dakikalar içinde yayınlarken, bu başlıklar çoktan indekslenmiş, bildirim gönderilmiş, reklam gösterimi başlamış oluyor. Yani bilgiyle panik arasındaki yarışı, ne yazık ki panik kazanıyor; çünkü panik daha hızlı tıklanıyor.

    toplumsal maliyeti ise sessiz ama ağır: her "son dakika deprem mi oldu" bildirimi, gerçek bir sarsıntı anında insanların refleksini köreltiyor. Bir süre sonra kimse ciddiye almıyor, sonra gerçekten sallandığında kimse inanmıyor. alarm yorgunluğu dedikleri şey tam olarak bu. benim naçizane kanaatim, bu başlıkları atan editörün de aslında ne yaptığını bildiği; sadece tıkın, doğruluktan daha kârlı olduğu bir sistemin içinde sıkışıp kaldığı. gece gece bunu düşününce insanın içi bir tuhaf oluyor doğrusu.

Detay sayfası