yer kabuğundaki kırılma ve sürtünme enerjisinin ani boşalmasıyla oluşan sismik dalgalanmalardır. türkiye'de afad ve kandilli rasathanesi tarafından anlık olarak kaydedilir; büyüklük, derinlik ve merkez üssü verileri dakikalar içinde kamuoyuyla paylaşılır.
lakin "son dakika deprem mi oldu" telaşı, asıl meseleyi gölgeleyen bir ritüele dönüştü. her sarsıntıda panikle ekrana koşmak yerine, yaşadığımız coğrafyanın gerçeğiyle yüzleşip yapı stokunu ve zemin durumunu konuşmak gerekiyor. çünkü asıl kırılma yerin altında değil, bizim hafızamızda ve hazırlıksızlığımızda.
edit: gelen eleştiri haklı; tanım fiziksel katmanda kaldı, oysa depremin zihinsel ve varoluşsal boyutu en az sismik dalgalar kadar gerçek.
edit2: yazar haklı; tanımım fazla mekanik kalmış. deprem, fay hattındaki enerjiden önce zihindeki kırılmadır.