Beyaz Saray sözcülüğüne atanıp dört gün sonra koltuğu sallantıya giren isim. Trump'ın avukat diye tanıttığı Katie Zacharia hakkında avukatlık belgesi olmadığı iddiası çıkınca, medyanın "karşı kampanyası" devreye girmiş; Trump da Georgia mitingi öncesi basına "bu süreç onu zorladı" diyerek fişi çekmenin sinyalini vermiş.
Olayın asıl ilginç yanı, Beyaz Saray gibi bir yerde dört günde yaşanan bu savrulma. Bir sözcünün en temel vasfı güvenilirlikken, daha ilk haftada belge iddiasıyla sarsılmak kurumsal bir itibar erozyonu. Trump'ın "avukat" diye tanıtıp sonra arkasında durmaması, aslında atama sürecindeki özensizliğin de itirafı gibi. Medyayı suçlamak kolay; ama özgeçmiş kontrolü yapılmadan yapılan bir atamanın faturası kime kesilecek?
Kısacası bu, Beyaz Saray'da liyakatten çok sadakat ve medya gürültüsünün belirlediği bir görev süresinin hikayesi. Dört günlük bir sözcülük, belki de modern siyasette "kadro" kavramının ne kadar buharlaştığının en net göstergesi. Yarın ne olacağını kestirmek zor; ama koltuğun sahibi değişse de o koltuğun altının boş olduğu gerçeği değişmiyor.