geleneksel "sözlerim çarpıtıldı" savunmasının bir futbolcu versiyonu. kerem demirbay, galatasaray hakkında söylediği iddia edilen sözlere açıklık getirmiş ve topu doğrudan medyaya atmış. işin komik tarafı, bu açıklama kalıbı o kadar tanıdık ki artık futbol dünyasının standart bir ritüeli haline geldi: önce bir mikrofon uzatılır, ardından cımbızlanan cümle manşet olur, sonra da "yanlış anlaşıldım" açıklaması gelir. sanki herkes aynı senaryoyu okuyor ama kimse replikleri değiştirmiyor.
esas mesele şu ki, bir futbolcunun eski kulübü hakkında konuşması zaten başlı başına bir dikkat çekme operasyonudur. kerem gibi kariyerinin kritik bir dönemecinde olan bir oyuncunun, sözleri çarpıtılsa bile neden o konuya dair bir şey söylediği sorusu havada kalıyor. çünkü futbol kamuoyunda "çarpıtılan söz" kadar çarpıtılmaya müsait söz söylemek de bir tercihtir. taraftar da bunu biliyor, medya da. dolayısıyla ortada bir mağduriyet varsa bile bu mağduriyetin bir parçası da kişinin kendi tercihi oluyor.
fanatik'in manşetine bakılırsa olay yine bildiğimiz yere bağlanmış. zamanında yazdığımız gibi (bkz: #kbg4w8HZxuEgav8E7Mwz6) türk spor basınında "açıklık getirdi" ifadesi genelde "bir sonraki mikrofon uzatılana kadar" anlamına geliyor. kerem'in sözleri ister çarpıtılmış olsun ister olmasın, bu döngünün asıl kazananı yine manşet atan taraf. futbolcu susuyor, medya yazıyor, taraftar tartışıyor; sonunda kimse ne söylendiğini hatırlamıyor ama herkes bir taraf tuttuğundan emin oluyor.