mj lenderman, north carolina'nın indie sahnesinden çıkıp son birkaç yılda amerikan bağımsız müziğinin en sağlam gitar yazarlarından birine dönüşen isim. adamın olayı şu: ne tarz kovalıyor ne de prodüksiyonla parlatılmış bir "yenilik" peşinde; sadece dağınık, hafif hüzünlü, bol gitar tonlu şarkılar yazıyor ve dinleyeni tam kalbinden yakalıyor. geçen gece durham'da beş ay aradan sonra ilk konserini vermiş. mayıs boyunca waxahatchee ile ortak sahneler, ardından zach bryan turnesinden ayrılıp hak ettiği bir mola. arada wednesday'den karly hartzman ve brad cook ile tracey nelson'ın pop-up şovunda çalmış. yani adam tamamen kaybolmamış, sadece nefes almış.
peki bu beş aylık sessizlik ne anlama geliyor? bana kalırsa iki şey. birincisi, zach bryan turnesinden ayrılmak göründüğü kadar "kaçış" değil; o turneler devasa mekanlar, kalabalık ekipler, yorucu programlar demek. bir indie müzisyen için bu, kendi müziğini yazmaya zaman bırakmayan bir koşuşturma. ikincisi ve daha heyecan vericisi, durham'daki şovda yeni müzik çalması. yani mola sadece dinlenme değil, kayıt ve yazma süreciydi. mj lenderman'ın en güzel tarafı, şarkılarındaki o dağınık ama içten doku; yeni malzeme de büyük ihtimalle bu damardan geliyor.
sahne tarafında da bir şey söylemek lazım: adam ne zaman kalabalık bir turneden çıkıp küçük mekanlara, pop-up şovlara dönse müziği daha da keskinleşiyor. durham gibi bir şehirde, festival ortamında yeni şarkı denemek cesaret ister; çünkü seyirci alıştığı hit'leri bekler. lenderman'ın böyle bir tercih yapması, kariyerini "single avcılığı" üzerine kurmadığının en net kanıtı. önümüzdeki aylarda o yeni şarkıların stüdyo hali gelir mi bilmiyorum ama canlıda çalınan her yeni parça, bir sonraki albümün habercisi gibi. indie dünyasında bu tür sessizlikler genelde en güzel plaklardan önce gelir; bakalım bu sefer de öyle olacak mı.