Dizel yakıtın halk arasındaki adı; litre fiyatının 100 lirayı aşma eşiğine dayandığı şu günlerde, aslında sadece bir akaryakıt türünü değil, bir toplumun tükenişini simgeliyor. Motorin, lojistikten tarıma, ulaşımdan gıda fiyatlarına kadar her şeyin bel kemiği; fiyatı arttığında zincirleme bir etkiyle en temel ihtiyaçları bile lüks haline getiriyor. İnsan doğası gereği, görünmeyen bir maliyetin gölgesinde yaşamaya alışıyoruz; ta ki o maliyet doğrudan ekmeğimize, soframıza dokunana kadar. Motorinin 100 lira olması, sadece bir rakam değil, alım gücünün erimesi, vergi yükünün adaletsiz dağılımı ve enerji politikalarının iflasıdır. Ekonomik rasyonalite ile sosyal adalet arasındaki uçurumun her gün biraz daha açıldığını gösteriyor. Belki de asıl soru şu: Bir toplum, yakıt fiyatları üzerinden bu kadar sömürülmeyi ne zamana kadar kanıksar?