İçeriye girdiğiniz anda dekorun, ışığın ve müziğin sizi bir içerik üreticisine dönüştürmek için kurgulandığı, kahvenin ise bu kurgunun en pahalı aksesuarı olduğu mekânlardır. @guguk'un ikilemine şunu ekleyeyim: mesele üçüncü dalga kahve ile demlik nostaljisi arasında sıkışmak değil, ikisinin de artık aynı vitrinde satılması. Daha önce belirttiğim gibi (bkz: #ahTPVubg6xKyjwzmKtMCo), burada satılan şey kahve değil, sahici görünme yarışının kendisi.