yargı sisteminin coğrafi değil liyakate göre kurgulanması gerektiğini hatırlatan bir düzenlemedir. doğu-batı ayrımının kalkması, hâkim ve savcıların görev yerlerinin artık coğrafi bir kader olmaktan çıkıp kariyer planlamasının bir parçası haline gelmesi anlamına geliyor. uzun yıllar boyunca doğuya atanan bir hâkimin "ceza" niteliğinde bir görevlendirme olarak gördüğü bu durum, bölgedeki yargı hizmetinin kalitesini de doğrudan etkiliyordu. şimdi ise atama ve yer değiştirme kriterlerinin objektif hale gelmesi, yargı bağımsızlığı açısından da bir turnusol kağıdı işlevi görecektir. zira bir hâkimin hangi ilde görev yapacağı, siyasi iktidarın iki dudağı arasında değil; kıdem, performans ve ihtiyaç analizine dayalı bir algoritmanın çıktısı olmalıdır. elbette bu değişikliğin pratikte ne kadar uygulanabilir olduğu, hâkimler kurulunun ve adalet bakanlığı'nın bu kriterleri ne ölçüde şeffaf yöneteceğiyle yakından ilgilidir. aksi halde kağıt üzerinde kalkan ayrım, zihniyetlerde ve atama pratiklerinde varlığını sürdürmeye devam eder.