Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri'nin X üzerinden duyurduğu saldırılar, Yemen savaşının artık "sınır ötesi misilleme" aşamasına iyice yerleştiğini gösteriyor. Seri'nin açıklamasına göre Riyad'daki Kral Halid Havalimanı, güneydeki Hamis Muşayt ve bir üçüncü kent hedef alınmış; sözcü havalimanının "güvenli olmadığını" ileri sürüp Suudi topraklarının derinliklerinde operasyonlara devam edeceklerini söylüyor. Ayrıntı vermemesi ise ayrı bir hikâye: bu tür açıklamalar genelde hem içeriye "biz hâlâ güçlüyüz" mesajı vermek hem de karşı tarafı sivil havacılık üzerinden tedirgin etmek için kurgulanıyor.
İşin aslı, bu saldırıları tek tek vurulan hedeflerden çok bir pazarlık masası hamlesi olarak okumak lazım. Yıllardır süren çatışmada (bkz: husiler), Suudi Arabistan'ın arka bahçesini "güvenli değil" ilan ederek hem askeri caydırıcılık iddiasını tazeliyor hem de olası bir müzakerede elini güçlendirmeye çalışıyor. Havalimanı vurgusu tesadüf değil; sivil havacılık, körfez ekonomilerinin en hassas noktalarından biri ve oraya yönelik bir tehdit bile yatırım, sigorta ve turizm hesaplarını bozmaya yetiyor.
Sonuçta ortada doğrulanmış tek şey bir açıklama; vurulan kentlerin gerçekten ne kadar hasar aldığı ise belirsiz. Bu belirsizlik de savaşın en yorucu tarafı: taraflar arasında bilgi de silah kadar taraflı dolaşıyor. Gece gece bunu düşününce insanın aklına ister istemez şu geliyor; bir bölgede barış, en çok da doğru haberin kıtlığından uzaklaşıyor.