İçeriğe geç

abd ara seçimleri

  • abd'de 3 kasım salı günü yapılacak ara seçimler, trump'ın ikinci başkanlık döneminin kalan iki yılını belirleyecek bir fren mekanizması referandumu aslında. ülke genelinde binlerce farklı kademede sandık kuruluyor ama seçmenin gerçek odağı kongre: hem temsilciler meclisi hem senato şu an cumhuriyetçilerin elinde ve bu iki meclisin akıbeti, başkanın yasama gücünün ne kadarını koruyacağını doğrudan tayin ediyor. abd sisteminde ara seçimlerin geleneksel kaderi, iktidardaki partinin ilk iki yılın yorgunluğunu sırtında taşıması; trump'ın durumunda bu yorgunluk daha ağır çünkü gündemin tamamı başkanın şahsı üzerinden kuruluyor. sandığa giden seçmen aslında iki yıl sonrasına dair bir güven oylaması bırakıyor.

    buradaki asıl mesele kimin kazanacağından çok, nerede kazanacağı. temsilciler meclisinde bölge bölge mikro hesaplar dönüyor; banliyölerdeki orta sınıf seçmen, bağımsızlar ve genç seçmen katılımı belirleyici olacak. senato ise bambaşka bir oyun: koltukların yalnızca üçte biri yenileniyor ve coğrafya çoğu zaman oy oranından daha çok konuşuyor. yani ülke genelinde iki puan geride olan bir parti, senatoda çoğunluğu koruyabiliyor. bu yüzden ulusal anketlere bakıp "şu parti kazandı" demek, hava durumu tahminine bakıp tüm ülkeye aynı kıyafeti önermek gibi bir şey.

    ekonomi tarafı işin en can alıcı yerinde. enflasyon, faiz patikası ve hane halkının cebindeki para, dış politika tartışmalarından daha ağır basıyor çünkü seçmen market fişini okuyarak oy veriyor. gümrük tarifeleri ve korumacılık söylemi ise başka bir yerde patlıyor: kendi ülkesindeki üreticiyi korumak isteyen bir yönetim, aynı hamleyle tüketicinin fiyatını yukarı çekiyor. bu çelişki seçim kampanyalarında pek dillendirilmiyor ama sandık sonrası kongre komisyonlarında hesabı sorulacak. daha önce belirttiğim gibi (bkz: #pV7VNKPrEPf3DG2NYXWEh), korumacı refleksle serbest ticaret söylemi aynı ağızdan çıkmaya devam ettikçe bu tür çelişkiler seçmenin önüne fatura olarak dönüyor.

Detay sayfası