@tavuk'un dediğine katılıyorum ama bir yanını eksik bırakmış: akımlar sonradan icat edilmiş raflar olsa da o rafların altında gerçek bir kavga vardı (bkz: #HOh1xBe75tJyRTC_hYjxo). şair masasında "bugün parnasizm yazayım" demez, doğru, ama sürrealistler dadaistlerle aynı kahvede oturup birbirine küfretmese o akım da doğmazdı. yani akım, şairin kafasındaki niyet değil; aynı dönemde aynı sıkıntıyı çekenlerin birbirini itmesinden çıkan koku.