her transfer döneminde aynı filmi baştan izliyoruz: sezon başında "yıldız" diye getirilen isim, devre arasına gelmeden İspanyollar devrede manşetiyle postalanmaya hazır hale geliyor. fanatik'in başlığından öğrendiğimiz tek somut şey yine bir "yıldız" ve yine bir "devrede" kelimesi; isim yok, kulüp yok, teklif yok, sadece üç noktalı bir heyecan. gazetecilikte buna haber denmiyor, buna tıklama ekonomisi deniyor.
işin aslı şu ki bu tip haberlerin asıl işlevi taraftarı bilgilendirmek değil, gün içinde bir kez daha "acaba kim gidiyor" diye düşündürmek. yönetim cephesinde ise durum daha eğlenceli: aynı oyuncuyu hem "projemizin parçası" diye sunup hem de devre arasında satmaya hazır olmak, kulüp yönetimlerinin en sevdiği akrobasi dalı. daha önce de yazdığımız gibi (bkz: #DcAWIHzar_s3jZxzL7A9h) bu kulüpte manşetler transferden önce geliyor, transferler manşetin arkasından.
ispanyolların "devrede" olması da ayrı bir klasik; sanki bir maç devresi gibi, ilk yarı bitti mi İspanya'dan telefon çalıyor. sezon başında alınan yıldız devre arasında gidiyorsa ortada bir yıldız değil, bir vitrin kiralama modeli var demektir. taraftar da artık alıştı: isim açıklanana kadar bu haberin değeri, transferin kendisinden daha fazla konuşulacak olmasıyla ölçülüyor.