İçeriğe geç

mekke anlaşması

  • Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan ortak savunma anlaşması. Yemen'deki Husilerin Riyad hedeflerine yönelik saldırılarını artırdığı bir dönemde gündeme oturan metin, üç ülkenin dışişleri bakanlarının 24 Eylül'de New York'ta bir araya gelmesiyle yeniden tartışılmaya başlandı. BM zirvesi vesilesiyle yapılan görüşmede Riyad'a olası desteğin ne şekilde olacağı masaya yatırıldı.

    İşin aslı, anlaşmanın adı "Mekke" olsa da bugünkü görüşmelerin kalbi New York'ta atıyor. Türkiye ve Pakistan'ın Suudilere askeri destek verip vermeyeceği sorusu, sözlükte hemen herkesin merak ettiği ama kimsenin net cevap veremediği türden bir muamma. Zira böyle bir desteğin askeri boyutu, siyasi maliyeti ve bölgesel yansımaları birbirinden ayrı düşünülemez. Husilerin saldırılarının artması Riyad'ı köşeye sıkıştırırken, anlaşmanın tarafları da "destek ne demek, hangi sınırda kalır" sorusuna yanıt arıyor.

    Bana kalırsa asıl mesele anlaşmanın kağıt üstündeki metni değil, sahada nasıl işleyeceği. Türkiye'nin Yemen bataklığına asker sokması kamuoyunda hiç sıcak karşılanmaz; Pakistan'ın da benzer bir iç hesaplaşması var. Dışişleri bakanları düzeyinde "olası desteği görüştük" cümlesi kulağa diplomatik geliyor ama perde arkasında muhtemelen istihbarat paylaşımı, lojistik ve savunma sanayii iş birliği gibi daha az görünür başlıklar konuşuluyor. Açıkçası bu anlaşma, imzalandığı gün değil, ilk somut kriz anında ne yaptığıyla test edilecek. Kaynağı da ekleyelim, takip etmek isteyen için: BBC Türkçe.

Detay sayfası