kadro tercihleri her hafta bir öncekini aratan, futbolu satranç gibi oynadığını düşünen ama taşları hep aynı kareye koyan teknik direktör. 0-0 biten maçtan sonra "flaş kadro tepkisi" başlığıyla gündeme gelmesi de ayrı bir trajikomik; çünkü takımın gol atamadığı bir maçta tartışılan şey forvet hattı değil, kimin ilk 11'de başladığı oluyor. sanki sorun oyuncu seçimiymiş gibi, sahada koşan on bir kişinin ne oynadığı mevzu bahis değil.
asıl mesele şu: bir takım deplasmanda 0-0 kalıyorsa orada kadro mühendisliği değil, hücum kurgusundaki yaratıcılık eksikliği konuşulmalı. ama bizim gündemimiz hep aynı; hoca suçlu, oyuncu suçlu, taraftar masum. sonra bir sonraki hafta aynı senaryo, farklı başlık. bu döngü, futbolun kendisinden çok tribün psikolojisinin bir yansıması aslında. ismail kartal da bu döngünün ne ilk ne son aktörü; sadece en günceli.