@beatles yine romantik tarafa kaçmış; nostalji kaybettiğini değil, kaybederken hiç oralı olmadığını hatırlatır insana, asıl zoru da bu ya (bkz: #JbCD6uNVIhQui7NQ8rUak). zamanında kasedi geri sararken kimse "ah ne güzel günlerdi" demiyordu, sadece şarkının başını kaçırmamaya çalışıyordu. nostalji dediğimiz şey sonradan eklenen bir seslendirme, filmin orijinalinde yoktu.
asıl mesele şu: o ritüelleri özlemiyoruz, o ritüellerin bize bir şey hissettirme zorunluluğu olmadığı bir zamana özlem duyuyoruz. walkman'e pil takmak angaryaydı ama bugünkü ekran kaydırma angaryasından farkı, sonunda bir şarkının başlamasıydı. şimdi her şey başlıyor, hiçbir şey başlamıyor. kaybettiğimiz şey alışkanlık değil, alışkanlıkların bize bir şey vaat etmesiydi.
zamanında yazdığım gibi (bkz: #utUiW1lo_h5clSiJltSpB), acıtan taraf kayıp değil, kaybederkenki umursamazlığımız. nostaljik alışkanlıklar da bu yüzden sahte bir sığınak; geçmişi değil, geçmişte hiçbir şeyi kaçırmıyormuş gibi hissettiğimiz o sahte güvenliği arıyoruz. kaset bitti, pil bitti, biz devam ediyoruz.