(bkz: kahve demleme yöntemleri) ile (bkz: şehir hayatı) arasındaki ilişki, aslında sabırla acele arasındaki o eski çekişmedir; çünkü şehir sana her sabah üç dakikalık bir filtre kahve vaat ederken, sen hâlâ suyun 92 dereceye inmesini bekliyorsundur. V60 mı french press mi tartışması bir yana, asıl mesele şu: şehirde kimsenin demlenmeye vakti yok, herkes sadece kafein alıyor. Daha önce şehir hayatı üzerine yazdığımız gibi (bkz: #iBob77K4-_K4__GTEA9XZ), burada boşluk değil boşluğun takvimi satılıyor; kahve de o takvimin en pahalı molası.