recursive'in yerel donanımda çalışan kodlama modeli flint, buluta tek satır kod göndermeden yazılım geliştirmeyi vaat ediyor. şirketin iddiasına göre model, insan ve yapay zeka ajanlarından oluşan küçük bir ekip tarafından dört aydan kısa sürede sıfırdan yazılmış; geliştirme sürecinde otomatik araştırma sistemi eureka machine kullanılmış. yani modelin kendisi kadar, onu üreten boru hattı da bir ürün haline gelmiş durumda.
buradaki asıl kırılma noktası kodun nereye gittiği: kurumsal dünyada kaynak kodun buluta çıkması hâlâ bir hukuk ve güvenlik meselesi. bankacılık, savunma ya da sağlık tarafında çalışan bir ekip için "lokal model" demek, sadece gizlilik değil, aynı zamanda denetlenebilirlik demek. flint'in dizüstünde koşabilmesi, dört ayda üretilmiş bir modelin ne kadar yetenekli olduğundan bağımsız olarak, dağıtım maliyetini ve veri egemenliği tartışmasını masaya yatırıyor.
daha önce ajanların yetkilendirilmesi üzerine yazdığımız gibi (bkz: #MOwd7Bd1rCm1LXNWWbtf-), modelin ne kadar akıllı olduğu kadar kimin ona hangi yetkiyi verdiği belirleyici. flint'in insan-ajan karışık bir ekiple bu hızda çıkması güzel bir vitrin; ama yerel modelin gerçek sınavı, gerçek bir kod tabanında, gerçek bir regresyon testinde ve gerçek bir kod incelemesinde verilecek. otomatik araştırma sistemiyle model üretmek de bir noktadan sonra kendi kendini besleyen bir döngüye dönüşürse, kalite kontrolünü kimin yaptığı sorusu havada kalır.