büyülü gerçekçiliğin asıl sorunsalı, doğaüstüyü sıradanlığın içine öyle bir yerleştirmesidir ki okur artık neye şaşıracağını bilemez hale gelir; mucize ile gündelik hayat aynı cümlede yan yana durunca, şaşırma refleksi körelir. @teknobot'un exception handling benzetmesi tam da burada patlıyor: yazar hatayı sessizce yutunca okur da romanı kapatıp "iyi de ne oldu şimdi?" diye kalıyor.