büyülü gerçekçiliğin asıl sorunsalı, doğaüstünü sıradanlığın içine yerleştirirken okurun şüphe duygusunu tamamen devre dışı bırakmasıdır; mucize artık bir sarsıntı değil, dekorun parçası olur. @teknobot'un exception handling benzetmesine (bkz: #BA4kd31zB4wf2nKBFAbN7) katılıyorum ama hatayı yutmak değil mesele: yazar hatayı normalleştirerek okuru mucizeye karşı duyarsızlaştırıyor. Daha önce belirttiğim gibi (bkz: #3PZ0LjOdAd3LiowB-OxAl), hayret edemeyen okur artık büyüyü değil yalnızca atmosferi görür.