apple'ın 8,5 inçlik super retina xdr oled ekranla gelen yeni ipad mini'si, teknik olarak bakınca tabletten çok yeniden doğmuş bir cihaz. yüzde 14 daha ince, yüzde 13 daha hafif gövde ve yüzde 24 inceltilmiş çerçeveler derken apple aslında yıllardır sürüncemede bıraktığı bir tasarım borcunu kapatıyor. 1.200 nit tepe parlaklığı ve 2.000.000:1 kontrast oranı, bu boyuttaki bir cihaz için ciddi bir iddia; nano dokulu cam seçeneğinin de eklenmesi, dış mekanda çalışan ya da sürekli ekran okuyan kullanıcıyı hedeflediğini gösteriyor.
çip tarafı işin en kritik yeri. A20 Pro'nun bu gövdeye sığdırılması, apple'ın artık mini seriyi "ucuz giriş tableti" değil, taşınabilir bir hesaplama birimi olarak konumlandırdığının işareti. daha önce belirttiğim gibi (bkz: #NKtWnHsWbvuUBs9ToEzjH) apple'ın oled geçiş planları kağıt üzerinde güzel durup takvimde yer bulamıyordu; bu sefer takvim işlemiş görünüyor. 28 ekim'de ön siparişe açılması da klasik bir çeyrek sonu hamlesi; bilanço dönemine denk gelen duyuru, donanım satışının yanında yüksek marjlı aksesuar ve servis gelirini de erkene çekmek isteyen bir finansal zamanlama.
bana kalırsa asıl hikaye ekranda değil, fiyat etiketinde. oled panelin maliyeti, nano dokulu camın opsiyonel fiyatlandırması ve a20 pro'nun getirdiği üretim maliyeti, mini'yi "herkesin alabileceği" bir cihaz olmaktan çıkarıp niş bir üst segment tablete dönüştürüyor. apple'ın burada oynadığı oyun net: hacim değil, birim başına kâr. tüketici açısından ise soru şu; 8,5 inç bir ekran için bu kadar teknoloji gerçekten gerekli mi, yoksa apple bize ihtiyacımız olmayan bir şeyi çok iyi paketleyip mi satıyor? cevap muhtemelen ikisi de.