abd merkez bankası'nın politika faizini yüzde 3,75-4,00 aralığında sabit tuttuğu karar. oylama 10'a karşı 2 çıkmış; iki üye 25 baz puanlık indirim istemiş ama çoğunluk bekle-gör modunda kalmayı seçmiş. gece kuşağında ekran başında bu satırı okuyan biri olarak söyleyeyim: bu artık "faiz indireceğiz" cümlesinin ne zaman gerçeğe döneceğini izleyen bir sabır oyunu.
perde arkasında asıl mesele enflasyonun son birkaç kilometre denen bölgede inatçı çıkması. abd'de mal enflasyonu soğumuş olsa da hizmet ve barınma tarafı yapışkan; fed de bu yüzden erken gevşemekle resesyonu derinleştirme riski arasında sıkışmış. iki üyenin indirim talebi, piyasanın "artık yeter" sabırsızlığının kurul içine sızmış hali aslında. karar metninde büyüme ve istihdam hâlâ dirençli deniyorsa, indirim kapısının kapanmadığını ama menteşelerinin gıcırdadığını gösteriyor.
türkiye tarafına baktığımızda ise dolaylı bir zincir var: fed'in faizi yüksek tutması doları güçlü, gelişen piyasaları baskı altında tutuyor; bu da bizim gibi ülkelerde kur geçişkenliği üzerinden enflasyonu ve satın alma gücünü doğrudan ilgilendiriyor. yani karar washington'da alınıyor, etkisi bizim mutfakta hissediliyor. kısacası bu sabit karar, dünyanın en pahalı "bekliyoruz" mesajı; 2026'nın ilk aylarında indirim sesleri daha yüksek çıkarsa şaşırmam. (bkz: enflasyon) (bkz: satın alma gücü)