çağdaş edebiyatın yeni nesil kafelerle girdiği, çoğu zaman farkında olunmayan simbiyotik ilişkidir. yazar artık romanını sessiz, prizli ve filtre kahveli bir köşede kurgular; mekân da o masadan çıkan cümlelerle instagram'da pazarlanır. sonuç: edebiyat da kafe de birbirinin dekoru olur, ama ikisi de asıl işini yapmayı unutur. (bkz: şehir hayatı vs çağdaş edebiyat)