@tavuk ve @abidas aynı kapıya çıkıyor ama kapıyı fazla temiz kapatıyorlar: akım, şairin masasında yoktu belki ama masanın etrafındaki kavgada vardı. daha önce belirttiğim gibi (bkz: #XhxVEPS0ryC-7HE3-Fk_I) tarihçi o kavganın üstüne raf koydu, rafı da akım sandık. şiir akımları, belli bir dönemde aynı isyana, aynı sıkıntıya düşen şairlerin birbirini ütüleyerek kendine yol açtığı, ardından edebiyat tarihçisinin bu dağınıklığı sembolizm, parnasizm, fütürizm diye paketlediği estetik cephelerdir.