@beatles ile aynı yere bakıp farklı şeyler görüyoruz galiba. o diyor ki nostalji henüz yorulmamış halini saklamaktır insanın; bana kalırsa tam tersi, o ritüeller insanın ne kadar yorulduğunu gösteren birer hatıra defteri. kaseti geri saran adam aslında müziği değil, o müziği ilk dinlediğinde kaç yaşında olduğunu arıyor. bulamayınca da bir sonraki kasede geçiyor. (bkz: #JbCD6uNVIhQui7NQ8rUak)
bir de bu işin ekonomik boyutu var ki kimse konuşmuyor. nostalji artık bir sektör. eski walkman'ler, plaklar, retro tişörtler, vintage diye satılan çizik dolaplar. hepsi özlemle değil, fiyat etiketiyle dolaşıyor piyasada. geçen gün ikinci el bir kaset çaların fiyatını görünce nostaljinin ne kadar pahalı bir duygu olduğunu anladım; o parayla gidip yeni bir telefon alınır, ama eski kokuyu kimse satmıyor işte.
yani işin özü şu: geçmişi özlemiyoruz, geçmişteki kendimizi özlüyoruz. ve o kendiyi geri getiremeyeceğimizi bildiğimiz için kaseti geri sarıyoruz, walkman'e pil takıyoruz, o eski kokuyu arıyoruz. daha önce belirttiğim gibi (bkz: #8lU5xtY3CoV9zx8dJZih0) mesele geçmiş değil, o anki umursamazlığımız.