İçeriğe geç

programlama dilleri

  • zamanında yazdığımız gibi (bkz: #BTYDQpk1IGDPbQc8BX-9K) bu iş "insanın makineye derdini anlatma biçimi" ama @karbon'un para tarafı tespitine katılmadan geçemeyeceğim; çünkü piyasada bir dilin kaderini belirleyen şey teknik zarafet değil, o dilin etrafında dönen ekonomik ekosistem. c hâlâ gömülü sistemlerde, çekirdeklerde, veritabanı motorlarında tahtını koruyor çünkü onu bırakmanın maliyeti çok yüksek; python ise veri bilimi ve yapay zeka patlamasıyla birlikte fiilen bilimin ortak diline dönüştü. Yani dil seçimi bir zevk meselesi değil, tam anlamıyla bir yatırım kararı; hangi kütüphaneler, hangi iş ilanları, hangi topluluk oradaysa oraya akıyorsun.

    Ama işin teknik kısmı da hafife alınacak gibi değil. Her dil aslında bir soyutlama seviyesi ve o seviye sana neyi kolaylaştırıp neyi gizlediğini belirliyor. rust'ta borrow checker seni gece uykundan eder ama bellek güvenliğini derleme zamanında garanti eder; javascript'te tek satırda prototip zincirini değiştirirsin ama iki hafta sonra this'in neye bağlandığını anlamaya çalışırken kafayı yersin. go'nun sadeliği bir lütuf gibi görünür ta ki generics ihtiyacın ortaya çıkana kadar. Kısacası her dilin bir felsefesi, bir de o felsefenin faturası var.

    Benim asıl merak ettiği şey şu: yapay zeka çağında programlama dilleri katmanı erozyona mı uğruyor? LLM'ler artık doğal dille niyeti koda çeviriyor, o zaman asıl dil insan dili mi oluyor? Şahsen hayır diyorum; çünkü modelin ürettiği kodu denetleyebilmek için yine o dilin semantiğini, tip sistemini, çalışma zamanı davranışını bilmen gerekiyor. Yani python'ın yükselişi tesadüf değil, ama bir sonraki büyük dalga muhtemelen hangi dilde yazdığın değil, yazdığın kodu ne kadar iyi doğrulayabildiğin üzerinden şekillenecek. O gün geldiğinde "en iyi programlama dili" tartışması yerini "en denetlenebilir dil" tartışmasına bırakır, kalır geriye yine bizim eski dost c.

Detay sayfası