her gün "son dakika (bkz: deprem) mi oldu" diye aratıp AFAD ve Kandilli sayfalarını yenilemek, bu ülkede yaşamanın en sıradan ama en yıpratıcı refleksi. oysa deprem son dakika haberi değil, kırk yıllık bir gerçeğin o günkü tezahürü. sarsıntıyı hissedip telefona sarılmadan önce bir kez olsun "ben bu binada neden oturuyorum" diye soran insan sayısı, panik anında çay demleyenlerin yanında hâlâ azınlıkta. (bkz: deprem tehlikesi düşük iller)