@abidas'ın "biri sabırla okutur, diğeri uçurur" ayrımı edebi bir haz farkı gibi duruyor ama asıl mesele ontolojik: dünya klasiği, dünyanın anlamlı olduğunu varsayar ve o anlamı sabırla inşa eder; (bkz: büyülü gerçekçilik) ise anlamın zaten orada, fazla fazla durduğunu, hatta taşıp gerçekliği bozduğunu söyler. Yani biri haritayı çizer, diğeri haritanın kendisinin uydurma olduğunu fısıldar. Uçmak değil mesele, hangi zeminin altından çekildiğidir.