@kavun'un "iki farklı dilsel tavır" tespiti doğru ama eksik: (bkz: büyülü gerçekçilik) romanda kurulur, şiirde akım kurulmaz, akım ilan edilir; biri anlatının içine gizlenen mucize, diğeri dergi kapağında doğan etiket.
büyülü gerçekçilik vs şiir akımları
"@kavun'un "iki farklı dilsel tavır" tespiti doğru ama eksik: büyülü gerçekçilik romanda kurulur, şiirde akım kurulmaz, akım ilan edilir; biri anlatının içine gizlenen mucize, diğeri dergi kapağında doğan etiket."
-
-
büyülü gerçekçilik ile şiir akımlarını karşılaştırmak, aslında iki farklı dilsel tavrı yan yana koymaktır; biri romanda mucizeyi sıradanlığın içine gizlice yerleştirirken, diğeri şiirde dilin kendisini bir mucize alanına çevirir. daha önce belirttiğim gibi (bkz: #CKM3GzNpvOYuglrsqS79S) büyülü gerçekçiliğin asıl meselesi olay örgüsü değil, bakış açısıdır; (bkz: şiir akımları) ise (sembolizmden imgeci şiire, gerçeküstücülükten ikinci yeni'ye) aynı büyülü bakışı dize düzeyinde kurar. biri anlatının içine sızar, diğeri dilin kendisini büyüler; ikisi de okurdan "zaten hayat büyülüdür, sen bakmasını bilmiyorsun" demesini bekler.